***Gülümse Hayata***
Umudun tanımına giren iki şey vardır:zaman ve gelecek Umut ne dündür ,ne şimdi...o hep yarınlarda yaşamayı sever yaşanan gün nasıl olursa olsun beklenen gün her zaman daha güzeldir çünkü insanın geçmişi hep kayıplarla geleceği de hep Umutlarla doludur...

Bir gül çizdi yüreğimi

Yüregimi bir gül cizdi...



Gülün dikeni batti dün parmagima ve hala gülümseyerek bakiyorum parmagimdaki kücük siyriga...

kizamadim... cünkü gülün dikeni batmadan önce sükretmistim; " Ya Rabbi ne kadar güzel yaratmissin " demistim. Kizamadim cünkü bir dakika önce güzel kokusunu sineme cekmistim bakmaya kiyamamis dokusuna hayran kalmistim cünkü batmadan önce yüregime koymus onu sevmistim... dikenini unutmusmuydum? unutmustum dikenini... unutmustum iste....

acitmayayim diye dokunmaya cekindigim gül ince ve derin bir yara acmisti parmagima... gülümsedim yarayada... süzülen iki damla kanada... cünkü o yarayi acan bakmaya kiyamadigim o güldü...
.... .... ....


sevdiklerimizin yüregimizde actiklari yaralarda aslinda o gülün actigi yara gibi degilmiydi... ince ve derin bir yara... aslinda cok önemsiz gibi görünsede her kimildadiginizda yüreginizi inceden sizlatan bir yara... ama dostlariniz o yarayi acmadan önce siz muhabbet dolu kokularini sineye cekmistiniz zamani mekani ve kalbinizi kaynasmistiniz... yarayi acmadan önce siz onlari kalbinize koymustunuz... kizabilirmiydiniz... kizamazdiniz elbet...

sevdiklerimizin actiklari yaralarda o gülün actigi yara gibi ince ve derin... ama yarimiz o yarayi acmadan önce biz sükretmistik kokusunu sinemize cekmis bakmaya kiyamamistik...dikenini unutmusmuyduk... unutmustuk tabi... ama biz gülümsemeliyiz yaraya... belki süzülen iki damla kanada... gülümsemeliyiz iste.... cünkü o yarayi acmadan önce biz onu kalbimize koymustuk ve sevmistik...


alıntıdır...


 


Tarih: 15:57, 30/12/2009 Kategori: siir
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

sana dair (herşey)

 

 

bir gündü seni bulduğum da

o gün dönüm noktası oldu sanki hayatımda
hiç tatmayacağım o güzel günler hep aklımda
geçiçi aşktı kimilerince söylenen
unuttu sandın belkide beklenen
bir bir aklımda film gibi her anın
nasıl unutabilirim söyle sende kalbim

ağlayamıyorum artık sensiz günlerce
artık kalbim ağlıyor gözlerimin yerine
bir yol olsaydı da gelebilseydim yanına
o günler eski olmasada tekrar yaşasaydım

doğru bildiklerimde yanlış oldu sensiz
gittiğinden beri yanlışlara odaklandım
doğrularda kayıp gitti seninle

ne dememi beklersin şimdi
o söz değilmiydi beni sana bağlayan
anlamazki aşkı sevdayı yalanlayan
kalbini kapatıp tek kişiye bağlayan
sevdalar değilmi hasretle çoğalan.

 

alıntı


Tarih: 18:20, 28/12/2009 Kategori: siir
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Cumâ gününün 20 sünneti ve edebi vardır.

 
 
Cumâ gününün 20 sünneti ve edebi vardır. Bunlar şunlardır:

1- Cumâyı Perşembe’den karşılamalıdır. Meselâ; yeni ve temiz elbiseyi hazırlamalı işleri bitirip Cumâ’yı ibâdetle geçirmeye gayret etmeli.

2- Cumâ günü Cumâ namazı için gusül abdesti almalı. (Bu gusül hakkında farz diyenler de vardır.)

3- Başı tıraş etmeli. Sakalın bir tutamdan fazlasını ve tırnakları kesmeli ve beyaz giymeli.

4- Cumâ namazına mümkün olduğu kadar erken gitmeli.

5- Ön safa geçmek için cemâatin omuzlarından aşmamalı.

6- Câmide namaz kılanın önünden geçmemeli.

7- Erken gidip birinci safta yer almalı.

8- İmam minbere çıktıktan sonra hiçbir şey söylememeli ezanı da tekrar etmemeli.

9- Namazdan sonra Fâtiha Kâfirûn İhlâs Felak ve Nâs sûrelerini 7 defâ okumalı.

10- İkindiye kadar câmide kalıpibâdet etmeli.

11- Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından anlatan âlimlerin dersinde bulunmalı.

12- Cumâ günü duânın kabul olduğu vakti aramalı bunun için hep ibâdet etmeli.

13- Cumâ günü çok salevât-ı şerîfe getirmeli.

14- Kur’ân-ı kerîm ve Kehf sûresini okumalı.

15- Az veya çok sadaka vermeli.

16- Ana-babayı veyâ bunların ve sâlih Müslümanların ve evliyânın kabirlerini ziyâret etmeli.

17- Ev halkının yemeklerini bol ve tatlı yapmalı.

18- Çok namaz kılmalı namaz borcu olanlar kazâ namazlarını kılmalı.

19- Cumâ gününü ibâdetle geçirmeli.

20- İkindiden sonra seccâde üzerinde elinden geldiği kadar; “Yâ ! Yâ Rahman! Yâ Rahîm! Yâ Kavî! Yâ Kadir!” deyip sonra duâ etmelidir.


alıntı

Tarih: 18:18, 24/12/2009 Kategori: din
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

sabret gönül

 

 

görmeden yüzünü

duymadan sesini

tutmadan elini uzaktan da sevebilirmiş insan

 

bakmadan gözlerine

çekmeden nefesini nefesine

kokusunu duymadan da yaşabilirmiş insan
 

günün de gecesin de

her anında olabilirmiş yanında

görmeden de sevebilirmiş insan

 

yaşayabilirmiş sevgiyi

hissedebilirmiş iliklerine kadar

olmasa da yanın da olamasa da insan

 

özlemeyi sabretmeyi

arzu yu tutku yu hayal etmeyi

umut ederek beklemeyi öğrenirmiş insan

 

gelmesede bekler

gözden yaş düşer acı çeker

kalbine hükmedemezmiş insan

 

dudaklar da bir fısıltı

adı sevgi  adı aşk adı hasret

yaşanılan ve yaşatılan yani aşkın kendisiymiş

 

 

dilde dua


Tarih: 11:35, 22/12/2009 Kategori: yasam
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

şşşş… sessizlik… biraz sessizlik lütfen…




şşşş… sessizlik… biraz sessizlik lütfen…

Biliyorum, biliyorum çok dolusunuz bana karşı… bir an önce içinizdeki zehri akıtmak istiyorsunuz biliyorum… ama bu acınızı anlayabilmem için hepinizi teker teker dinlemem lazım… hep birden konuşursanız hatalarımı bilemem…

Vicdanım gel sende otur yanıma,
iyiliklerim siz gidin şuradaki en uzaktaki tepeye… değeriniz bilinmediği için ihtiyacım yok size…
deliliğim… sende git bir yerlere… bak onları dinleyeceğim… beni esir alıp yine yanlış bişey yaptırma bana… hadi git sende… nasıl olsa bi gün yolumuz kesişecek bir yerde…
umutlarım… hadi bakalım sizde geldiğiniz yere, bulutların arasına gidin… hayallerim, aman Allah’ım sesim titredi… sizde gidin… ama çok uzağa değil… anlaştık mı?!
Göz yaşım nolur sen biraz daha kal benimle… vicdanıma arkadaş ol hesaplaşırken onlarla…

Evet şimdi dinliyorum sizi…
Biri bağırdı yalan söyledin bana diye… vicdanıma döndüm baktım hiçbir rahatsızlık belirtisi yoktu… gülümsedim bağırana…
Başkası aldattın beni dedi… gözüm yine vicdanımda aynı yerinde ve aynı rahatlıkla oturuyor…
Diğeri sağ taraftan seslendi; boş yere suçladın…
Bir başkası; beni sevmedin…
Biri daha; benimle oynadın…
……
devam etti durdu… vicdanım bu sözlere rağmen hala yanı başımda hiç kıpırdanmadan oturdu…

gerilerden, derinden ve uzaktan bi ses bağırdı bu sefer… beni bırakıp gittin… içim ürperdi birden… vicdanım kıpırdandı… göz yaşıma döndüm… aktı akacak durumdaydı… ellerime baktım, titriyordu…

tamam mı?! bitti mi?!
Hepinize teşekkür ederim… şimdi gitme sırası bende… homurdandı karşımdaki kalabalık… yine o gerilerden, uzaktan gelen ses “nereye” dedi…
“Gidiyorum işte… ben varken bu kadar canınız yandı… ben yokken daha mutlu olacağınız ortada… gidiyorum, nereye olduğu önemli mi sanki?!”


alıntı

Tarih: 08:45, 2/10/2009 Kategori: yasam
Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->


Haydi Sende Sepetle...!